Vakıflar Bölge Müdürlüğü yetkilileri, hasta ziyaretlerinde bulunup çocuklara çeşitli ikramlarda bulunuyor; refakatçilerle birlikte onları sevindirmek için hediyeleşmeyi ihmal etmiyorlar. Osmanlı döneminden bu yana toplumun sosyal dokusunun önemli bir parçası olan vakıf geleneği, bugün de kalplerimizde ve günlük yaşamımızda yerini koruyor.
1871 yılında kurulan Feyzi Efendi bin Hasan Vakfı, bu köklü geleneğin günümüze taşınan yaşayan bir örneği olarak öne çıkıyor. Vakıf kayıtlarındaki ayın ilk Cuma günü hasta bireylere mevsim meyveleri dağıtılması şartı, Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi gören çocuklar ile refakatçi yakınlarına meyve ikramı ve çocuklara oyuncak hediye edilmesi düşüncesiyle yeniden hayat buluyor.
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün bu tür projeleri yalnızca maddi yardım amacı taşımıyor; aynı zamanda iyiliğin, şefkatin ve toplumsal sorumluluk bilincinin yeniden hatırlanmasına vesile oluyor. Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürü Hakan Demir, her yardımlaşmanın gönüllerdeki sevgi bağını pekiştirdiğini belirtiyor: Yardımın büyüğü küçüğü yoktur; önemli olan, gönülden kopup gelen dayanışmadır.
Kaynak: İHA
Yorumlar kapalı.