Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi nöroloji uzmanı Cumali Çetiner, ALS’nin beyinde ve omurilikte hareketi sağlayan sinir hücrelerinin zamanla kaybıyla ortaya çıkan ilerleyici bir nörolojik hastalık olduğunu belirtti. Hastalık, kaslarda güç kaybı, erime ve seyirme gibi belirtilerle kendini gösterirken, ilerleyen süreçte solunum güçlükleri de eklenebiliyor. Ancak pek çok hastada düşünme ve duygusal bağlarını koruma yeteneği uzun süre korunabiliyor; bu da ALS’nin yalnızca hasta için değil, ailesi ve toplumu da ilgilendiren bir sorun olduğunu gösteriyor.
Erken tanı ve düzenli takibin, multidisipliner bakımın ve bilimsel araştırmaların hastaların yaşam kalitesini artırmada kilit rol oynadığına dikkat çekildi. Hastalığın kesin bir tedavisi olmasa da farkındalık ve destekle, hastalar daha iyi bir yaşam sürebiliyorlar.
Çetiner, yaşla birlikte riskin arttığını ifade etti. Özellikle 60 yaş üstü hastalarda güç kaybı ve kas erimesi gibi belirtiler dikkatle izlenmeli; nörolojik muayene ile birlikte bireye özel bir yol haritası çıkarılması faydalı oluyor. Hastalığın seyrinde kas güçsüzlüğü, kas erimesi ve seyirme görülürken, ilerleyen dönemlerde solunum, konuşma ve yutma güçlükleri ortaya çıkabilir. Bu yüzden hekimler, hastalara daha multidisipliner bir yaklaşım benimseyerek, tedavi kararlarını hastanın tercihleri doğrultusunda şekillendirmeye özen gösteriyorlar.
Çetiner ayrıca hastalara ve ailelere şu mesajı veriyor: Hastalar, yaşadıkları durumun farkındalar ve her şeyi hissediyorlar. Empatiyle yaklaşmak, moral ve motivasyonu yüksek tutmak ve hastaların beyin fonksiyonlarının uzun süre korunabildiğini hatırlatmak çok önemli. Geleceğe dair umutlarını pekiştirmek için hastaların yakın takibi ve kontrollerle yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Yorumlar kapalı.