Uzmanlar, güneş altında geçirilen uzun saatlerin ardından ortaya çıkabilecek ciddi tablolar konusunda dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Özellikle yaz aylarında, saat 10.00 ile 16.00 arasında dışarıda uzun süre bulunmak, vücut elektrolit dengesini bozabilir ve bu durum güneş çarpmasına yol açabilir. Güneş çarpması, halsizliğin çok ötesinde hayati tehlike doğurabilir ve acil müdahale gerektirir.
Güneş halsizliği ise, güneş çarpmasının daha hafif bir göstergesi olarak kabul edilir. Vücutta kaybolan elektrolitler yerine konulmazsa bu durum da komaya kadar uzanabilen ciddi bir tabloya dönüşebilir. Güneş çarpması yakın gözlem gerektirirken, güneş halsizliği daha çok evde basit tedbirlerle, yani elektrolitlerin ve sıvıların yeniden dengelenmesiyle düzeltilebilir.
Özellikle 65 yaş üstü kişiler, 5 yaşından küçük çocuklar, hamileler, kronik hastalıkları bulunanlar ve yatağa bağımlı kişiler, yaz aylarında güneşe karşı daha yüksek risk altındadır. Bu gruplarda sıvı kaybı hızla artabilir ve büyük tehlikelere yol açabilir. Uzmanlar, günlük en az 2,5–3 litre su tüketimini, kahvaltılarda ağır yağlı gıdalardan kaçınıp sebze ağırlıklı hafif bir başlangıç yapmayı öneriyor.
Yanlış bilinen bazı noktalar ise sıklıkla gündeme geliyor. Güneş maruziyeti tek başına sıcak çarpmasına yol açmaz; gölgedeki sıcaklık da terlemeyi ve elektrolit kaybını tetikleyebilir. Bazı iş kollarında, özellikle tarım ve yol çalışması yapanlar, kaybolan sıvıları telafi etmek için uygun takviyeler kullanmalı ve mineralleri de içeren içeceklerle desteklemelidir. İçerdiği elektrolit ve vitaminlerle soda veya meyve suyu gibi içecekler, kaybedilen mineralleri yerine koymada yardımcı olabilir.
Ayrıca halk arasında sıkça karşılaşılan bir yanlış da, çayın harareti aldığı düşüncesidir. Yaz aylarında tansiyon sorunu olmayanlar için tuzlu ayran içmek, sıcaklık hissini hafifletebilir. Çocuğu olan ebeveynler, yüksek ateş nedeniyle ateş düşürücü kullanımı düşünse de bu yaklaşım, mevcut su kaybını daha da ağırlaştırabilir ve karaciğer-böbrek yükünü artırabilir. Aracın kliması çalışırken, hareket halinde olmaması durumunda soğutma etkisi düşebilir; bu yüzden araç içindeki hayvanlar ve küçük çocuklar, aşırı sıcakta daha fazla sıvı kaybı yaşayabilir ve risk artabilir. Dışarıda tüketilen açık gıdalardan kaçınılmalı, açık renkli ve bolca nefes alan giysiler tercih edilmeli; yüksek tempolu işler öğle saatlerinde ya da gün batımına yakın saatlerde yapılmalıdır. Kapalı alanlar da iyi havalandırılmalı ve sık duş alınmalıdır. Dışarı çıkarken en az 30 faktör güneş koruyucu kullanılması, koruyucu önlemler arasında önemli bir yer tutar.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)
Yorumlar kapalı.