İnce kayalıkların zirvesinde yükselen Kefrun Kalesi, yüzyıllardır ayakta kalmış bir simge olarak geçtiğimiz 9 Mayıs 2026 tarihinde FOTONO21 Fotoğraf Derneği’nin düzenlediği geziyle yeniden gün yüzüne çıktı. Etkinliğin amacı sadece bölgeyi fotoğraflamak değil, kültürel mirası belgelemek ve farkındalığı artırmaktı.
Dicle Havzası’na hakim konumu ve sert coğrafyasıyla dikkat çeken kale, tarihte farklı dönemlerde askeri ve idari merkez olarak kullanılmış. Diyarbakır çevresinde tuğla malzemeyle inşa edilmiş nadir sur örneklerinden biri olması da bu yapının önemini artırıyor. İç kale, dış kale, sarnıçlar ve kayanın üzerine oturan mimari öğeler bugün hâlâ geçmişin izlerini taşıyor. Sabahın erken saatlerinde Diyarbakır’dan yola çıkan katılımcılar, yol boyunca vadilerin doğal dokusunu ve etkileyici manzaralarını gözlemleme fırsatı buldu. Gün ilerledikçe bulutların vadileri kaplaması, geziyi daha dramatik bir atmosferle zenginleştirdi ve kalenin çevresindeki doğal ışık oyunları, fotoğrafçıların yaratıcı kompozisyonlar kurmasına olanak tanıdı.
Etkinlik süresince farklı tekniklerle çekimler yapıldı: geniş açı manzaralarından odaklanmış belgesel karelere kadar uzanan çeşitlilik, sadece kalenin mimari kalıntılarını değil, çevrenin sert dokusunu ve tarihi atmosferini de yansıtmayı amaçladı. Bazı katılımcılar kale duvarlarını geniş çerçevelerde yakalarken, bazıları ise sur detayları, sarnıçlar ve aşınımlaşmış taş yüzeylerini öne çıkardı.
Geçen yılki Kefrun Kalesi gezisinde yalnızca dernek üyelerinin bulunduğu deneyime kıyasla, bu yıl tanıtım çalışmaları ve sosyal medya paylaşımları sayesinde bölgeye olan ilgide kayda değer bir artış görüldü. Fotoğrafçılar, kale ve çevresinde artık daha yoğun ziyaretçi akışına sahne olan bir tabloyla karşılaştı. Diyarbakır ve çevre illerden doğa ve fotoğraf tutkunlarının gösterdiği yoğun ilgi, Kefrun Kalesi’nin yeni bir doğal ve kültürel rota olarak öne çıkmasına katkıda bulundu.
Etkinlik boyunca yalnızca görsel üretimle sınırlı kalınmadı; aynı zamanda bölgenin tarihî ve kültürel değerleri üzerine tartışmalar da gerçekleştirildi. Katılımcılar, Kefrun Kalesi’nin bilinmesi gereken, ancak yeterince tanınmayan büyük bir miras olduğunu vurguladı. Bölgenin tarihî konumu, Diyarbakır, Muş ve Bingöl hattındaki geçişler açısından stratejik bir merkez olduğuna dikkat çekildi.
Diyetisyen Sümeyye Şimşek, etkinliğe ilişkin görüşlerinde kültürel mirasın belgelenmesinin önemine değindi: “Fotoğraf yalnızca estetik üretim değildir; aynı zamanda geçmişi kayıt altına alan güçlü bir hafıza aracıdır. Kefrun Kalesi gibi yapılar, bulunduğu bölgenin ötesinde insanlığın ortak mirasına katkıda bulunan değerlerdir. Bu tür çalışmaların çoğalması, tarihi yapıların korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından büyük önem taşır.”
Fotono21 Fotoğraf Derneği’nin Kefrun Kalesi için düzenlediği bu gezinin, Diyarbakır’ın tarihî ve kültürel zenginliklerini sanat üzerinden belgeleme çabaları içinde önemli bir adım olduğu belirtiliyor. Ayrıca bölgenin kültür-doğa ve fotoğraf turizmi potansiyelinin bir kez daha ortaya konduğu ifade ediliyor.

Yorumlar kapalı.