Kozluk ilçesine bağlı Tuzlagözü ile Derince köylerinin kırsal alanlarında bulunan tuz madenleri, bölge halkının yüzyıllardır süregelen geçim kaynağı olarak yaşamın merkezinde yer alıyor. Atadan kalma yöntemlerle dağların metrelerce altında tuz damarlarına inen köylüler, ürettikleri tuzu hem köylerinde tüketim için hem de çeşitli bölgelere ulaştırmak üzere piyasa değerine dönüştürüyorlar.
Tuz madenlerinde günler hâlâ doğanın ritmine uyumlu bir tempoyla başlar. Modern ekipmanlar yerine geleneksel teknikler kullanılarak, yerin derinliklerine inilen galerilerden tuz çıkartılır. Tuz damarlarına ulaşıldıktan sonra temiz suyla tuzun çözünmesi sağlanır ve yüzeye çıkarmak için hortumlar aracılığıyla yüzeye taşınan tuzlu su dinlendirilmeye alınır. Yaklaşık bir hafta boyunca havuzlarda bekleyen su, buharlaşma süreciyle buharlaştırılır ve geriye sadece tuz kalır. Havuzlarda biriken tuz, küreklerle toplanıp çuvallara doldurulur ve satış için hazır hale getirilir.
İpekyolu boyunca satışa sunulan tuzun bir kısmı köyden elde edilirken bir kısmı farklı şehirlere de gönderilmektedir. Doğal tuz, yemeklerde, turşu yapımında ve bazı bölgelerde hayvancılıkta da değerlendirilmektedir. Köylüler, bu geleneksel üretim biçiminin kendilerine önemli bir geçim kaynağı olduğunu dile getiriyorlar.
Köy sakinlerinden Mahmut Yüksel, tuz çıkarmanın ne kadar zorlu olduğunu şu sözlerle aktarıyor: “Atalarımızdan öğrendiğimiz yöntemle uzun yıllardır bu işe devam ediyoruz. Dağın altına metrelerce iniyoruz; tuz madenine ulaştıktan sonra tatlı suyla tuzu eritiyoruz ve hortumlarla yüzeye taşıyıp havuzlarda dinlendiriyoruz. Sonrasında buharlaşan suyla tuzu ayırıp topluyoruz.”
Bir başka köylü, Mehmet Raşit Yüksel ise tuzun sadece sofralarda kullanılmadığını belirtiyor: “Buradan çıkan tuz sofralarda, turşularda ve bazı bölgelerde hayvancılıkta değerlendiriliyor. Ürettiğimiz tuzun bir kısmını burada satıyoruz, bir kısmını ise farklı yerlere gönderiyoruz. Bu madenler, bizim için vazgeçilmez bir geçim kaynağı.”
Kaynak: İHA
Yorumlar kapalı.