İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serpil Arslan, kahvaltının günün en kritik öğesi olduğuna dikkat çekerek, güne proteinli, karbonhidratlı ve dengeli bir yağ içeriğiyle başmanın önemini vurguluyor. Okulla birlikte kahvaltı alışkanlığını ihmal etmememiz gerektiğini ifade eden Arslan, bu öğünün dengeli bir enerji kaynağı olması gerektiğini belirtiyor.
Elazığ Medilines Hastanesi’nde açıklamalarda bulunan uzman, havaların soğuması ve okulların açılmasıyla karşılaşılabilecek rahatsızlıklar konusunda da uyarılarda bulundu. Özellikle mevsim geçişlerinde gribal ve soğuk algınlığı riskinin arttığını söyleyen Arslan, güçlenmenin ana yolunun sağlıklı beslenme olduğuna işaret ediyor. Direnci desteklemek için kahvaltının vazgeçilmez olduğuna bir kez daha vurgu yapıyor: proteinli, karbonhidratlı ve dengeli yağ içeren bir kahvaltı ile güne zinde başlanabileceğini ifade ediyor.
Soğuk havaların etkisiyle su ihtiyacının azalabileceğini düşünsemek yanlış olur. Arslan, günlük su tüketiminin 2 litreyi bulmasını tavsiye ediyor ve bu sınırın altına düşülmemesini istiyor. Özellikle taze sıkılmış meyve suları faydalı olabilir; ancak çay, kahve ve asitli içeceklerin bağışıklığa olumlu katkısı olmadığını ve olumsuz etkileyebileceğini vurguluyor. Günün ilerleyen saatlerinde ise balık, tavuk ve kırmızı et gibi besinlerle direnci desteklemenin önemli olduğunu belirtiyor.
Uyku düzeninin de güçlenme açısından kritik olduğuna dikkat çeken Arslan, çocuklarda ve yetişkinlerde günde en az 8 saatlik kesintisiz uyku önerisini tekrarlıyor. Mevsime uygun giyinmenin ve aşırı sıcak-soğuk temasıyla kapalı ortamlarda uzun süre kalmanın sakıncalı olduğunun altını çiziyor. Kronik hastalıklar içinse rutin kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini, tansiyon, kan şekeri ve kalp hastalıklarına ilişkin ilaç düzenlemelerinin bu dönemde ekstra özenle yapılması gerektiğini ifade ediyor.
Yorumlar kapalı.