Yaşları 51’i veren Mutlu Demirci, Diyarbakır’da yaşayan kamu işçisi olarak bir hastalık sürecinin ardından kana olan ihtiyacı yakından deneyimledi. Yaşadığı rahatsızlık nedeniyle hastanede tedavi sürecine giren Demirci, kan bağışının yaşamı nasıl etkileyebileceğini anladı ve üç ayda bir düzenli bağışlar yapmaya karar verdi.
Zaman içinde, Demirci düzenli olarak Kızılay’a kan bağışında bulunmayı bir insanlık görevi olarak benimsemiş durumda. İlk bağışını yaptığından bu yana geçen yıllar içinde, 45. kez kan vermiş olmasının gururunu paylaşıyor. Hastalığına bağlı zorluklar karşısında, hastane yetkililerinin kendisinden ve ailesinden kan bağışı talep etmesiyle başlayan bu yolculuk, ona bağışın ne kadar kritik olduğunu gösterdi. Tedavinin seyrinde kanın rolünü gördükten sonra, iyileştiğinde de bu hayati görevin sürdürülmesi gerektiğine karar verdi.
Demirci, “Her geçen gün, her saat ve her dakika kana ihtiyaç var. Kendim için, ailem için ve sevdiklerim için bağışta bulunmaya devam edeceğim” diyor. Bu yaklaşım, kan bağışını sadece bir tercih değil, toplumun dayanışma kültürünün bir parçası hâline getiriyor.
Bağışlar karşılığında elde edilen ödüller ise Kızılay tarafından belirli sayılarda yapılan bağışlarda verilen madalyalarla simgeleniyor: 10. bağış bronz, 25. bağış gümüş, 35. bağış altın, 45. bağış ise plaketle ödüllendiriliyor. Bu ödüller, toplumsal farkındalığın ve düzenli bağışın ne kadar değerli olduğunun göstergesi olarak dikkat çekiyor.
Kaynak: İHA

Yorumlar kapalı.